Ayın Söyleşisi & Yazar Şair Peri Feride Özbilge
Bu haber 1831 kere okundu.

Ropörtaj: M. Sabri Danabaş

Değerli Yazar & Şair edebiyat dünyasının güçlü kalemi Peri Feride Özbilge ile www.sdsanat.com.tr dijital gazetesi  Aralık 2025 ayı “Kültür & Sanat” söyleşilerinde bir araya geldik.  Sn. Özbilge’nin gönül dostluğu, samimiyeti , içtenliği için gönülden teşekkürler ve sevgilerimizle..

Sabri Danabaş:Şiirlerinize ve söyleşiye geçmeden önce genel bir soruyla başlamak istiyorum. Peri Feride Özbilge nasıl bir çocukluk yaşadı?

Peri Feride Özbilge: Kendimi size biyografik bilgilerin dışında anlatabilecek kadar tanısaydım şiir yazar mıydım hiç? Şiir, insanın biraz da kendini açma, bu yolla tanıma çabası değil midir? Şiir asıl dilimdir benim, gerçek biyografimdir aslında. Bozok Yaylası’nın şehirlerinden biridir Yozgat. Doğduğum büyüdüğüm erken göçtüğüm baba yurdum Yozgat’tım. Ailemin ilk çocuğu olmak ayrıcalığını yaşamak bana düştü. 4 kardeşiz. Üç kız Bir erkek evlat.. Çok mutlu bir çocukluk dönemi yaşadık kardeşlerim ve ben. Fakat babamın rahatsızlığı bizi duygulu duyarlı merhamet vicdan saygı sevgi tevazu sahibi olarak büyümemize neden oldu. Velhasıl kelam erken büyüttü hayat bizleri. 80 öncesi Ülkemde yaşanan sağ sol davası Yozgat’a da sıçradı. Birçok aile gibi bizi de okulumuzdan, eğitimden, evimizden, yuvamızdan ayırıp başka bir şehre göçe zorladı. Üniversite okumak ve iç mimar olmak isterdim. Ama olmadı. Sen hayal kurarken, kader de senin için yazılanı yaşatıyordu. Küçük yaşta öğrendim beşik kertmesini ki anlamını yaşayarak, kalbim acıyarak parçalanarak tanıttı hayat. Tabi ki en yakınlarımın kirli yüzlerini de tanıttı. Can babamı bir şeker komasın da, bu uğurda kaybettik, hayallerimizin şehri Isparta da. Hayatta iyiler de oldu kötülere de, güvenip sığındıklarım da.. Bana yaşattıklarından dolayı benden uzak oldukları için kurtuldum diye şükrettiğim insanlar da vardı hayatımda. Güzel varlıklarına şükrettiklerim de .. Onca tarifsiz acıları yaşarken, insanın kalbinin kanamasını durdurmaya kudreti olmuyor ama şiirle sarıyor yaralarını. Biliyorum ki gülüşlerimle azalacak yüreğimdeki sancılarım ve şiirlerim rehberim olacak yarınlara…

Şiirin tanımı kişiye göre değişiyor. Tabii genel anlamları da var. Örneğin: Şiir sözcüklerin damıtılmış halidir. Az söz ile çok şey söylemektir. Muhatabına mesaj vermek gibi de bir görevi vardır.

M.Sabri Danabaş: Sizce şiirin anlamı nedir? Yaşamınızdaki yeri nedir?

Peri Feride Özbilge: Şiir bir tat arayışıdır, anlam arayışıdır, güzellik arayışıdır. Bilmem ne zamanda ne civarda, çekilen hasrete, duyulan sevdaya ortak olmaktır. Kiminde aynı umutsuzluğu hissetmek, kiminde aynı isyana bayrak açmaktır. Yani insana dair bütün hislerdir şiir. Yazdıklarım hem aynamdır bir bakıma, hem tanıklığımdır. Hayatımın yer yer şiir halindeki tutanaklarıdır. Kimi şiir adlarına bakmak bile bu konuda yeterli bir fikir verebilir. Şiirin yüzü şairin yüzü olsa gerek diye düşünüyorum. Kendi hayat tarzınız, hayata bakışınız, seçimleriniz, karşı çıkış biçimleriniz, üslubunuz kişiliğinizin toplamını oluşturur. Bu da yazacağınız şiire yansır. Bu nedenle bazen ömrümün arka bahçesinde hâlâ oyuncaklarıyla oynamaya doyamayan o küçük Feride’nin hikâyeleri masalları olur şiirlerim. Bazen, genç kızlığını yaşayamadan büyüyen Feride’nin; gönül heybesinin bir köşesinde hâlâ sakladığı anıları olur. Bazen de her türlü kederleri başına taç etmiş, sevgisiyle dünya’ya barışı aşılayan, her canı kucaklayan Feride’nin pır pır eden yüreğinde hiç tükenmeyen umutları olur şiirlerim. Ve son olarak diyorum ki, ömrüm oldukça bu masallarım, anılarım, umutlarım ve izlediklerim şiir olacaktır. Yani,şiir onu yazana değil, ona ihtiyacı olana aittir…

M.Sabri Danabaş:  Şiirlerinizi günün hangi saatinde, nerede, nasıl yazıyorsunuz?

Peri Feride Özbilge: Şiirlerimi genelde geceleri yazarım sakin sessiz kendimle kaldığım o büyülü zamanı çok çok seviyorum. Gün içinde ise aklıma gelen her şeyi not alırım. Bir başlık bir söz ,kısaca şiiri oluşturacak her cümle beni şiire götürür..

M.Sabri Danabaş:  “Hüzün Yanığı” şiir kitabınızın oluşum süreci nasıldı?

Peri Feride Özbilge: Althusser’in bir sözü vardır, kimse başlangıcını seçemez, diye.. Başlangıç, başladığımız noktada değil, kendimizi keşfettiğimiz noktada ortaya çıkar. Başladığımız nokta, bizim dışımızda vücuda gelmekte olana katıldığımız noktadır. Kendimizi keşfetmek, kendi varlığımıza bir sondaj uygulayarak bizde olanı açığa çıkarmak, dışarıda onları meydana getirmek demektir. Dolayısıyla kendimizi keşfettiğimiz nokta bizim dışımızdaki mevcut bulmuş olandan ayrıldığımız, koptuğumuz noktadır. Ama bizi başlangıç noktasına da götüren de, başladığımız noktanın gelişimidir. Şairin gelişimi, daima dışarıdan içeriye gerçeklikten tinsel olana doğrudur. Ömrümün arka bahçesinde hardal tadındaki kıyametlerim, bunalımlarım, açmazlarım, çıkmazlarım, mutluluklarım, hüzünlerim başlattı bir şiiri, bir kitabın kapısını araladı. Açıkçası zihnimde, kitap çıkarmak gibi bir zaman kavramı yoktu. Hatta kitap çıkarmayı hayal bile edemiyordum. Birileri bekliyor kitap yayımlamalıyım gibi vazife duygusuyla da yaklaşmıyordum şiire. Çünkü şiir yazarken gerçek duyguların birikimiyle yazıyordum. Bu yüzden az yazan bir şairim. Daha ben kendime şair diyemezken, şiirlerime ulaşmak okumak isteyen ustalarım takipçilerim artık bir şiir kitabı görmek istedikleri yüreklendirdi beni ve kafamda oluşmaya başladı. Belki de bana benden çok inanan o şiir yüreklerin eseridir” Hüzün Yanığı” Bir şair dostun önerisiyle Ekin sanat Yayınları ile güzel bir çalışma ile 2019 yılında şiir kitabım çıktı. Bu mükemmel şiir kitabımın yolculuğunda emeği geçen, hayatıma renk katan koca yürekli insanlara gönül dolusu teşekkürleri mi borç bilirim.

M.Sabri Danabaş: Şiirlerinizin dizeleri ahenk ve uyum içinde çağlayan bir su gibi, müziği de kendi içinde. Çoğunluğu şarkı sözüne daha yatkın. Bestelenen şiirleriniz oldu mu? Ya da bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Peri Feride Özbilge: Çok teşekkür ederim. Kitabımı şiirlerimi ciddi anlamda tanıtamadım ama buna rağmen sosyal medya üzerinden çok dergi de ,gazeteler de yer aldı ve almakta. Bestelenen şiirlerim var elbette ve biliyorum ki dinleyenlerin yüreklerinde yer alacaktır. Emeklerine yüreklerine sağlık. https://m.facebook.com/story.php?story_fbid=5770870499618759&id=100000875989284&mibextid=Nif5oz Şiirlerimi seslendirmek en büyük mutluluğum ve kendimi en güzel ifade ettiğim özgürlük .. İsteyen herkes peri Feride Özbilge yazıp YouTube dan şiirlerimi dinleye bilirler.Sabri Danabaş: Sadece şiir mi, yoksa edebiyatın diğer türlerinden de, örneğin öykü de yazıyor musunuz?

Peri Feride Özbilge: Sabri bey, bizim neslimiz için mektup önemli bir iletişim aracıydı. Söze yaslanan, sözün gücünün açığa çıktığı ama alabildiğine de öznel. Yazdığınız kişiyle kurduğunuz samimiyete göre neredeyse çırılçıplak kaldığınız bir tür. 14-15 yaşlarımda mektup yazmak tutkum haline gelmişti. Mahalle de komşuların mektuplarını yazarken öyle mutlu olurdum ki. Düşünsenize hiç tanımadığınız birine yazıyorsunuz, erkek kadın eş koca anne baba evlat hepsine. Sonra annemin komik çocukluk anılarını yazmaya başladım. Ve sonunda etkilendiğim her konu öyküye dönüşüyor beni sarıp sarmalıyordu.

Ömrümde yazdığım en güzel mektuplardı, ulaştığı kişiyi mutluluğa boğan. Şiirin dışında deneme, öykü, anılar, hikâye, masal gibi yazılarla da edebiyatın içindeyim.

Sn. Özbilge teşekkürlerimizle yayın hayatınızda başarılarınızın devamı dileklerimizle..

 

728×90 – Üst (1)
160×600 – Sol Kayan
160×600 – Sağ Kayan