Yüksek İç Mimar, Ressam Evren Mumcu ile resme ilgisinin ne zaman ve nasıl başladığından resme geçişinin nasıl olduğunu; resimlerini ve hayatını nasıl etkilediğine kadar birçok şeyi konuştuğumuz keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.
Sayın Mumcu bize kendinizden bahseder misiniz? Evren Mumcu kimdir?
1967 Ankara doğumluyum. Bilkent Üniversitesi İç Mimari ve Çevre Tasasrımı Bölümünden 1994 yılında mezun oldum. 2009 yılında Ankara Üniversitesi Peyzaj Mimarlığında ve İtalya’da Sit Alanları konusunda Yüksek Lisansımı tamamladım.
Yurt içinde TEPE PROJE ve MNG TARGEM’de Proje Sorumlusu olarak, İtalya Reggio Emilia’da Arteas Progetti’ de “ Kuzey İtalya Şehir ve Planlama Projeleri” üzerine çalıştım. Yüksek lisansımı bu konuyla yaptım.
2002 yılında Yeditepe Üniversitesinde Araştırma Görevlisi olarak İtalyanca öğretim yapan “Sanat ve Tasarım” Bölümünü kurdum. Ayrıca yurtiçinde çeşitli mimari projelendirme çalışmalarında çalıştım. Yurtdışından Ankara’ya döndükten sonra çeşitli restorasyon ve villa tadilatı çalışmaları yaptım. Gür Dalkıran Atölyesinde resim derslerine devam ettim. Ankara Art Ankara ve Bodrum’da Bodrum Art Fair Herodot Kültür Merkezi, Ankara Kale içi Galeri Z resim Sergisi ve karma çeşitli sergilere katıldım. Ankara Kulübü Yönetim Kurulu eski üyesi olarak “Ayaş Tarihi Konak Röleve Projesi” ve Türk toplulukları Etkinlikleri organizasyonunda bulundum. Cumhuriyet Kadınları Derneği’nde Çankaya Şube Başkanlığı yaptım. Kadın konulu konferanslar verdik ve çeşitli basın açıklaması çalışmalarında bulundum. Yurtdışında eşimle bulunduğumuz dönemlerde Ulusal Kanal’ da Dış Haberler Muhabirliği ve Kıbrıs’ta açık oturumlar düzenledim. İtalyan Konsolosluğunda Kültür ve Eğitim Ataşesi baş asistanlığı yaptım. Yeditepe Üniversitesinde İç Mimari Bölümünde Araştırma Görevlisi olarak Sanat ve Tasarım Bölümünü kurdum. Şu anda kendi resim atölyemde resim çalışmalarıma ve mimari projelerime devam etmekteyim. Gordion Tango, Caz ve Film Müziklerinden oluşan unutulmuş, eski nostaljik şarkıları gün yüzüne çıkaran bir müzik grubum var. TSM koro çalışmalarım da Anatolia Korosunda devam etmektedir.
Nasıl bir ailede büyüdünüz?
Kültür Bakanlığı Sanatçısı bir anne ve duayen hukukçu bir babanın kızıyım. Annem yurtdışında kendi tasarımlarıyla sim sırma sanatını tablolara dönüştüren bir sanatçıdır. Küçük yaşlardan beri geleneksel kıyafetler ve bindallı giysilere olan ilgisi üzerine eğitimini Ankara Olgunlaşma Enstitüsünde tamamladı. 60 yılını verdiği moda tasarımı, dikiş, nakışla başlayan meslek hayatını SİM SIRMA SANATI ile pekiştirdi. Yüzlerce öğrenci yetiştirdi. Yurtdışı ve yurtiçi 31 sergi açmış ve ödüller almıştır. Almanya, Hamburg, (2 kez), Köln, Fransa, Paris, Lyon, Marseillan, Hollanda, Roterdam, İspanya Seville ve Nahçıvan’da olmak üzere yurtdışında 16, yurtiçinde toplam 31 sergi açtı. El Sanatları dalında 33 ödül aldı.
Resme olan ilginiz nasıl ve ne zaman başladı?
Açıkçası ilk çizimlerimi annemin moda tasarımı çizimlerini kâğıdın arkasından taklit ederek başladım bebekliğimde. İlkokul 2. Sınıfta resme olan yeteneğimi keşfeden öğretmenimin beni Ankara Devlet Sanatlar Galerisine yönlendirmesiyle ünlü ressamlar Osman Zeki Oral ve Eşref Üren’den resim dersleri almaya başladım. Resimlerimi İtalya ve Çekoslavakya çocuk resim yarışmalarına gönderen Osman Zeki Oral oradan gelen ödüllerle beni resme heveslendirdi. Fakat üniversite ve iş hayatımın yoğunluğundan resme vakit ayıramadım o yıllarda. Ama çizimin hep içindeydim meslek hayatım gerği. Yoğun bir iş hayatından sonra yurda dönerek Gür Dalkıran’dan tekrar resim dersleri aldım. Çeşitli karma sergilere katıldım. Şimdi de atölyemde resim dersleri ve mimarlık projelerime devam ediyorum.
Sanatınızı, artıları ve eksileriyle değerlendirir misiniz? Sizce sanat eğitimi almak yeterli ve gerekli midir?
Tabii sanat benim için resim, heykel, mimari bir bütün. Birçok konuda bu dalların hep içindeydim ama İtalyan diplomat eşimden dolayı göçebe bir hayatım olduğu için resme vakit zaman zaman ayırabildim. İtalya, Fransa ve Beyrut’ta bulunduğumuz dönemlerde sanat çalışmaları yaptım. Sanat Eğitimi almak yaratıcı insanlar için sadece teknik açıdan gerekebilir ama şart değil. Fakat eğitim sanatçının bakış açısını ve görme biçimlerine etki edebilir.
Sizce sanat kim için ve ne içindir?
Sanat sanat içindir. Ama toplum için sanat ise Pablo Picasso’nun 1937’ de yaptığı İspanya İç Savaşındaki Guernica şehrinin bombalanmasını resmettiği çalışma savaşın karanlık yüzünü ortaya koyması açısından toplumsal bir sanat yapıtıdır. Tasvirler halkın çaresizliğini sergiler. Gri ve soğuk tonlar kan kırmızı kullanmadan ölümün yüzünü simgeler. Kadının çaresiz yavrusunu kucakladığı tasvirler savaşın karanlık yüzünü ortaya koyar.
Resimlerinizde işlediğiniz konu ve objeler neler?
Yurtdışında bulunduğum dönem sipariş resimler yapardım. Hatta bir ara sultan tabloları istediler. Onları yaptım. Sonra eşimin seyahatlerimizde çektiği fotoğrafları resimledim. Daha sonra kedilerimi…
Ama bir tarz aradım ve artık daha serbest çalışmaya karar verdim. Türk tarihindeki Şamanlık devri Türk tamkaları ve semboller ilgimi çekti. Boyalarım beni nereye götürüyorsa oraya savruldum ve aralarda o muhteşem sembolleri aradım ve yerleştirdim. Bu yönde bir Türk resim sanatı ekolünü yaratmaya çalışıyorum. Çünkü günümüzde hep batıdan esinlenerek yapılmış hâlbuki öyle derin bir tarihimiz ve ilham veren tasarımlarımız var ki… Bizim de bir Türk ekolü ve Türkizm yaratmamız lazım diye düşünüyorum. Artık resim bölümleri üniversitelerde bu tarzı ortaya çıkarmalı.
Sanat tarihinde sizi etkileyen akımlar, dönemler neler?
Beni ilk etkileyen tabii ki Osman Zeki Oral ile Eşref Üren oldu çocukluğumda. Üniversite hayatımda Hayati Misman ve Mehmet Güleryüz ilk etkilendiğim ressamlardan. Daha sonra eğitimini de aldığım sanat tarihi İtalya ve İtalya’ da ve Fransa’da geçirdiğim yıllar beni çok etkilemiştir. Giotto; Bellini, Leonardo Da Vinci, Raffael, Michelangelo, Titian ( onun desenlerini de çizerdim), Rembrandt, Goya, Chagall, Matisse, ( müzelerinden etkilendim) Frida, Rodin, ve öğrencisi heykeltraş Camille Claudel, dışavurumcu Gustav Klimt, Miro, Kandinsky, Kübist Picasso, Dali… Bedri Rahmi Eyüboğlu, Mustafa Ayaz hocam, Gür Dalkıran beni etkilemiştir.
Günümüzde beğendiğiniz resim sanatçıları kimlerdir?
Toplumsal olayları mitolojik desenleriyle karikatürize eden mimar, ressam Gür Dalkıran hocam başta olmak üzere, Mustafa Ayaz, Hayati Misman, Devrim Erbil, Adnan Çoker, Süleyman Saim Tekcan, Ergin İnan beğendiğim ressamlar.
Sanatınızda ileriye yönelik hedeflediğiniz projeleriniz var mı?
Bir arkadaşımla kurduğumuz stüdyomuzda çeşitli sanat etkinlikleri ve mimari tasarımlar yapmayı planlıyoruz.
Resme yeni başlayanlar için tavsiyeleriniz nelerdir?
Öncelikle dünyada ve ülkemizde olan sanat akımlarını ve sanatçıları incelemekle başlamalı ve ünlü resimleri dikkatli incelemekle başlamalarını tavsiye ediyorum. Çok resim seyretme, kara kalem, obje çizimleri ışık, gölge sistemini anlamalılar. Çeşitli çizim tekniklerini gösteren videoları seyretmek ve bir profesyonelden ders almak gerekebilir. Sergilere gitmelerini de tavsiye ediyorum.
Teşekkürler.










