Düzyazı şiirler, öykü ve hikâye kitaplarının duygularla yüklü yazarı Sibel Katırcının kaleminden çıkan 2 kitabı okur severler tarafından yoğun ilgiyle talep görüyor.
1977 Malatya doğumlu olan şair yazar Sibel Katırcı hayvancılık ve bahçecilikle uğraşıyor. Türk Dili ve Edebiyatı ve Felsefe bölümünü ekonomik nedenlerle yarıda bırakıp kendi kendini geliştirmeyi tercih eden Katırcı’nın, “İma” adlı bir şiir Kitabı, “Kapatma Kapıyı Aralık Kalsın”, “Beni Sev”, “Udu” ,”Ög” adlı düzyazı şiir (şiirsel metinler) ve öykü, hikâye kitapları yayınlanmış şu anda henüz bitirmediği “İnsan Çocuğu Olmayana Zehirli Notlar” adlı notlardan oluşan kitabını hazırlamaktadır.
UDU Kitabından
Sır yok ömrümüzden her şey geçer biter
Açılmaz serserilere kapılar
Gönül işi bu Hayyam da birkaç doğrusu var
Onunla da öldürür bilir herkeste kul olmaz
Yazılan da bozulur alacağımız bir soluk
Hepsi bu yaşa canım yaşa her an
Kargış sövgü bizim işimiz değil
(Ya Oni perdeleri kapat yanan ateşe su dök ömründen kokun ihanet etmesin İl’ine)
Kendimi yaralarım senin hatırlattıklarında dul çulu giydim
Doğduğumda şefkat beklemem gözlerini ellerimle kapatırım soğuk.
Çukurda serçeler iz belirtirler üzüntü ifadesiyle akşam karanlığına kalma hoş kokularla yağla bedenimi yüzümü sar.
Adım kötüye çıktı gömmeden gitme benden bir gölge gibi in kalkanıma uyanacağım hatırlatmalarınla.
Sus şimdi sadakatle ağlayayım ruhuna.
Udu Kitabı, imtiyaz sahibi Platanus Publishing’ten çıkmış düzyazı şiir (şiirsel metin ) kitabıdır. Konusu gereği kimi zaman bir iç gözlem kimi zaman bir karın
caya dahi karşılaşıp konuşan empati kuran insana ve doğaya atfedilmiş doyumsuz keşifler ile dolu şaşırtıcı ölüm sonrasını gizlilikle ele alan disiplinli bir nosyon basit bir halk dili yazılmış iyileri ve kötüleri içsel yolculuklarla gösteren olayları meydana getiren Saiklerdir. Doğaya kendisine küçük de olsa zarar veren her insanın okuyup düşünmesi gereken sorgulayan bir adalettir bu faydacı kitap.
Kapatma Kapıyı Aralık Kalsın
Düş yorgunu beyaz eve yolu (adımı ilk inkâr ettiğimde, zambaklar kokuyordu, gizli bahçede…)
Aynalar! Aynal
ar! Gördüğünüz, duymak istediklerinizi söyledi mi?
Evin sol yanındaki gizemli kapı aralığı; “yatağımın başucunda duran komodinin ikinci çekmecesinde, birinci sigarası var”, dedi.
Ne zaman bir ayna ile karşı karşıya gelse, hüzünlü bir öykü dolanırdı dudaklarına, anlattıkça üşür, gemiler demir alırdı karanlık sularda, ne zaman bir ayna ile karşı karşıya gelse duvarlarına aynı renkte yüzü olmayan kadınları çizer, tablolaştırırdı. yüzü olmayan kadınlar! Afrika gibi aynı acıyı yüklenerek çıkıp gelirlerdi, aynalardan. Yüzü olmayan kadınlar, Dicle’ye hasret Fırat gibi akardı, gözlerinden yüreğine…
İmtiyaz Sahibi Platanus Publishing’ten çıkan düzyazı şiir ve yer yer de öykü ile Notlar ile karşımıza çıkan az sayfalık basit halk diliyle yazılmış konularıyla düşündüren duyumsatan göz yerine sesle okunması gereken toplumsal yaralarımızı saran sıcak bir kitaptır.










