Kırıldık biz,
Zamanın paslı aynalarında,
Parça parça düştü Suretimiz
Yüreğin arka sokaklarına.
Oysa ne şendik,
Kaderin bile imrendiği Masallarımız vardı;
Göğe uzanan çocuk Gülüşleriyle
Yenilmez sanırdık kalbimizi.
Hadi, bir lila bulut al da gel,
Soluğunla ısıt akşamı,
Yanıma uzan,
Kaldığımız yerden başlayalım zamana inat.
Anlatacaklarım çok birikti:
En çok da söyleyemediğim
Ve içimde yankılanan
Kurşuni sessiz özleyişlerim…
Ve sen…
Adını anmadan çağırdığım,
Med cezir hayallerim
Sessizliği yaran bir fısıltı Gibi
Düşlerimin eşiğinde beliren Sevgili…
Görmeden dokunduğun Yaramda
Filizlendi umut;
Küllerimden ayağa kalkan
Mor bir kuş gibi.
Gel, lila aşkına gel;
Dağılsın içimdeki bu kurşuni bulutlar,
Ve biz,
Yeniden yazalım kendimizi
Zamana meydan okuyan
Büyük bir aşkın destanına.










