Mutlu Aşk Yoktur..
Uğrunda ölümlere gidilmiş
yangınlar içindeki vatandı aşk…
Sen benim yıkıldığıma bakma sevgili.
Ben acısını kaburgasında saklayan
bir ağıdım sana.
içimden geçen kırsal yalnızlıkları bir bilsen
bir bilsen
öyküsü yarım kalmış ömürler dükkanında takasa bıraktım düşlerimi
kokuna asılı baharlara yaslanıp
suskun öyküler göçüyle
çoktan ölmeliydim
acının kıvrımlarında
bir çığlığın ulaşılamaz sularında yürürken aşk
hiç inanmadım
alnımdaki yazının kölesi olmadım
anladımki
aşkın yarası kabuk bağlamazmış sevgili
derviş lisanıyla
yurtsuz kalmakmış ayaklanmakmış aşk
saçlarımdaki düşleri taramakla geçiyor geceler
beni anlayamadığın zamanın ertesine
yıkılıyordum
mavi düşlerle
dünyaya acı sararak ölenler var sevgili
dudaklarımda açan krizantemlerle
yamalı geleceğini emanet bırakmakmış aşk
Bazen
akordu bozuk kederleriyle
kirpiklerimin ucunda
ürkütülmüş kuşlar uçuyor
bazende
bayat acılarıyla yakıyor tenimi sevda
bilirsin işte..
kaybolmaya ramak kalmıştı,
gözlerin tutup çekti beni zifiri ayinlerden..
gülüşümü çocukluğumda unutmuş tedariksiz yoksulluklarımla
Ve
dudağımın kıyısına vuran denizin dalgalarıyla üşürdü aşk
zaten
göğsümün kafesinde bin yıldır mahkum değil mi hayat
Şimdi
doldurdum bütün ağır anıları ar heybeme
Anladım ki
aklın seyir defterine yazılmış hasretinle tükenmekmiş aşk
Oysa
bitmiş aşkların seferinde gitmek kadar acıydı hayat..
Ne olur
dudaklarımın arasındaki çığ/lığı ,
mavi uçurtmalarla sal gökyüzüne
ihtimali az gerçeklerle öğret aşkı
Sen
kavgalarda bilenen
örgütlenmiş baharımsın
Hadi Nisan yağmurlarıyla
ifşa et beni geceye
kavimler göçü yalnızlığımda
azınlığım,
ezilmişliğim
isyanım ol
vatanım, vazgeçilmezim












