Savaşlara Alet Edilen Kadın Bedeni… & Nurten Ertul
Bu haber 2520 kere okundu.

Tarihte gerek politik gerekse cephe savaşlarında karşı tarafa istenilen mesajlar genellikle kadın ve çocuk üzerinden verilirmiş…

Kaybeden bir de kadın ve çocuk bedeni üzerinden aşağılanır tehdit edilirmiş. Ne acı ki bu algı günümüzde de savaşların ve güç mücadelelerin şekli farklılaşsa da değişmemiş…

Rojava da yani Kuzey Suriye’de bulunan Kamışlı ve Haseke’den işgal ettikleri yerleri boşaltmak zorunda kalan Kürtlerin kaçarken Amerika’ya ettikleri cümleler bu gerçeğin günümüzdeki ikrarı gibiydi.

Ne diyorlardı:

“Ulan Amerika sana en güzel karılarımızı, kızlarımızı verdik. Hani bizi koruyacaktın. Her şeyimizi verdik gibi…” Söylemekten bile utandığım buna benzer cümlelerle haykırıyorlardı ekranlara… Amerika’da bu alt tabaka, cinsiyetçi, seksist itirafa kayıtsız kalamamış olmalı ki Başkan Donald Trump ile karşılık vermişti:

“Biz bunun için size çok para verdik. Çok petrol verdik. Çok silah verdik. Siz çok şey kazandınız. Daha ne istiyorsunuz? Biz Amerika olarak asıl zarardayız.” Bu arada gördüğünüz gibi bizim Kürtler bu cevaba göre bu yüzyılın ticari dehaları. Amerika’ya ederinin çok üzerinde ürünler temin etmişler… Her anlamda…Amerika gibi tanrının para ve güç olduğu ülke kendini zararda görebiliyor…

Bütün bu öfke dolu diyalogların ardı arkası kesilmeden devam devam edecek gibi görünüyor. Aralarındaki para pul meselesi karı kızla da çözülecek gibi değil. Buna rağmen Kürtlerin kadın bedeni üzerinden mesajlaşmalarının ardı arkası kesilmiyor. Şimdi de saç örgüsü meselesi çıktı başımıza…Ödemeyi belki de Amerika’ya bu şekilde yapacaklarını düşünüyorlardır. Tarafların dertlerini nasıl çözecekleri bilinmez…

Bildiğim bir şey varsa bu sefer ki hesap kapatma işi biz kadınların çok tepkisini çekti…

Haberiniz olsun…

Nasıl mı?

Anlatayım:

Genelde takipçilerim bilirler, kadını, özneye koyan yazılar yazmayı oldum olası sevmem. Çünkü Kapadokyalı bir kadınım ve kültürümde kadın ile erkek eşittir. Benim hiçbir zaman kadın olduğum için ayrımcılık ya da engellenmek gibi sorunlarım olmadı. Bu yüzden oldum olası her zaman olaylara daima insan hakları, çocuk hakları ve hayvan hakları ile doğadaki her canlının yaşam hakkı olarak baktım. Gelin görün ki bazen coğrafya kader oluyor ve alt kültür gördüğünüz olaylardan kaçamıyorsunuz… Hatta konuların öznesi olmamanıza rağmen bedeli öderken eşitlenebiliyorsunuz.

Mesela:

Şu saç örme saçmalığı gibi…

İlginç saç örgüsünü Kürtlerin kadınlarda savaş alameti olarak görüldüğünü de yeni öğrendik. Türkler ‘de özellikle Hun savaşçılarında ve Oğuzlarda saça değişik anlamlar yüklenirmiş. Hatta Roma’da Konstantinopol (İstanbul) sokaklarında örgülü ya da saçlarını açık bırakarak dolaşan Hun savaşçıları dönemin en trendleriymiş. Bu Asyalı gelenek, aradan asırlar geçmesine rağmen Anadolu’da unutulmamış olmalı ki, özellikle köy kadınları arasında “40 belik” dediğimiz incecik örgü saçlar yakın zamana değin çok modaydı. Gelinlerin, genç kızların ve kadınların belli sayıda incecik beliklere ayrılarak saçları örülürdü.

Çocukluğumda da bu incecik örülmüş saçlardan nefret ederdim, büyüdüm kocaman oldum şimdi de nefret ediyorum…

Neden mi?

Çok basit…

Miniciktim, saçlarımı annem çok zayıf ve ince telli olduğu için uzatmaz, kısacak kestirirdi. Kuzenlerimin ve ailedeki diğer bütün kadınların gür, kalın telli müthiş saçları olurdu…

Köyden gelen Büyükannemin her banyo sonrasında kemik tarakla annem saçlarını tarar, incecik beliklere ayırır örerdi. Burada maksat; köyde kendine bakamayacağı için saçları, şehre bir dahaki gelişine değin temiz kalması içindi…

Evde bu beliklere ayrılan saçları incecik sıkı sıkı örmek bir ritüele dönüşürdü. Benim ise ince beliklere ayrılıp örülecek bir saçım olmadığı için hep bu sahneden uzak dururdum.

Büyüdüm, kocaman kadın oldum. Günde 24 saat, haftanın yedi günü süs bebeği gibi gezmekten de nefret ettiğim için bu sefer de saçlarımı daha pratik olduğu için öylesine örmeyi alışkanlık yapmıştım kendime… Gelişigüzel ördüğüm saçımla YouTube bile çekmişliğim vardır..

Şimdi bu benim çocukluğumdan beri saçımın cılızlığı ve ince telli oluşundan dolayı kabusum olan saç örgüsü, yaşadığımız coğrafyada öfkenin sembolü oldu. Hatta Hun ve Oğuz savaşçılarının Roma’daki simgesi saçları, günümüzde kadınsı bir savaş öfkesine evrildi.

Ne acı ki bu saç örgüsü siyasi bir simgeye dönüştüğünden beri ben de saçlarımı örmez oldum. Bunun için de Allahtan Kürt kadınlarına feraset ve akıl diliyorum. Kendilerini daha fazla rezil etmemeleri için. Kadın bedeni üzerinden yapılan savaşlara izin vermemeleri için…

Nurten Ertul

728×90 – Üst (1)
160×600 – Sol Kayan
160×600 – Sağ Kayan