Uyanış & Özlem Saba
Bu haber 2807 kere okundu.

İçsel uyanış, insanın dış dünyadan iç dünyaya doğru yaptığı en derin yolculuktur. Bu uyanış, sadece bilgiyle değil; kalple, tecrübeyle ve teslimiyetle gerçekleşir.

Kişi bir noktada şunu fark eder: Aradığı hakikat, ne uzak diyarlarda ne de başkalarının sözlerinde saklıdır. O hakikat, kendi özünde, kalbinin en sessiz köşesinde beklemektedir.

Bu uyanış, “uyanmak”tan çok “hatırlamak” gibidir. Çünkü insan, zaten hakikati bilir; fakat dünya telaşı, nefsin arzuları ve zihnin karmaşası bu bilgiyi örter. İçsel uyanış, işte bu örtülerin yavaş yavaş kalkmasıdır.

Kişi, benliğini sorgulamaya başlar. “Ben kimim?”, “Neden buradayım?”, “Gerçek olan nedir?” soruları artık zihinsel değil, varoluşsal bir arayışa dönüşür.

Bu süreçte ego çözülür, kalp yumuşar. İnsan, kendini merkeze koymayı bırakıp, daha büyük bir bütünün parçası olduğunu idrak eder. Sevgi, merhamet ve tevazu ön plana çıkar. Çünkü bu uyanış, sadece bireysel bir farkındalık değil; aynı zamanda tüm varlıkla bir olma hissidir.

Ancak bu yol kolay değildir. Nefis direnç gösterir, alışkanlıklar bırakmak istemez. Bu yüzden bu yol sabır ister, disiplin ister. Zikir, tefekkür ve içsel muhasebe bu yolun temel taşlarıdır.

Her adımda insan biraz daha arınır, biraz daha sadeleşir.

Sonunda kişi şunu anlar: Aradığı şey aslında hiçbir zaman kaybolmamıştır.

O hep oradaydı. Bu uyanış, yeni bir şey kazanmak değil; fazlalıkları bırakmaktır. Ve o sadeleşmenin içinde, insan hakikate dokunur.

Özlem SABA

728×90 – Üst (1)
160×600 – Sol Kayan
160×600 – Sağ Kayan