Tüm estetik zarafetiyle ve iyileştirici gücüyle karşımda duruyordu. Her bir tablo, yanına yaklaşmam için adeta beni çağırıyordu. Renk renk giyinmiş kuşanmış farklı hikâyeler; beyaz duvarların üzerinde sessizce sergileniyordu.
Arkadaşım Derya Sucukçu’ya bir teşekkürü borç bilirim ki, onun daveti üzerine bulunduğum bu sergide çok hoş vakit geçirdim. Tablolardaki yalnızca birer sanat eseri değildi; onlar sahiplerinin hislerine tercüman olmuş birer ışık hüzmesiydi. Serginin teması “Barış”tı. Tablolarda sağlanan bu barış dolu yürekler, her toplumun yaşama gayesinin en temel unsurudur.
Boyalar fırçalarla dost tuvale akıyordu. Burada siyahla beyaz birbirine zıt düşmüyordu. Hepsinin uyumu ahenkliydi. Tek tek inceledim tüm sergiyi.. Aynı zamanda katılımcıları da gözlemledim. Hepsinin gözbebeklerine bir renk yerleşmişti. Kimileri anı ölümsüzleştirmek için makinelerine sarılıyor, kimileri önlerinde poz veriyor, kimileri ise yanındakilerle resmi yorumluyordu. Kalabalığın topuk seslerine piyano ezgileri karışıyordu. Sanatın her dalı sanki birbiriyle hep bütündü.
Sanat insanı mutlu eder, iyileştirir. Kötülüklerden uzaklaştırır. Sanatçılar eserlerinin sevildiğini hissettikçe daha büyük bir tutkuyla bir sonrakini hazırlarlar. Emekle, çabayla halka sunulan he eser saygıyı hak eder. Büyük özenle hazırlanmış olan kıymetli sanatçılarımızın emeklerine ve ruhlarında taşıdıkları güzelliklere teşekkür ediyorum.
Saygılarımla
Sevgi Sirkeci












