Acılar Dinmiyor Yaralar Kapanmıyor & Kıymet Şahin
Bu haber 2630 kere okundu.

Kabul etmeliyiz ki doğa, herkesten ve her şeyden güçlü. Yaşamın gerçeği ise ne zaman, nerede karşımıza çıkacağını asla bilemememiz. Bildiğim tek şey, her seferinde hazırlıksız yakalanmamız… Maalesef hâlâ yeterli önlemimiz yok. Ve gerçek şu ki, suçlu doğa değil; biziz.

O kadar üzgünüm ki bu duyguyu tarif etmek imkânsız. Haberleri izlemeyi hiç sevmem, ama yine de ekranın başına geçer, umuda dair güzel bir haber alır mıyım diye beklerim. Ancak yine bir deprem, yine tarifsiz bir acı… Tüm yüreğimle hissediyorum! Artık Kahramanmaraş Depremi olarak anacağımız bu felaket, acı hatıralarımıza bir yenisini daha ekledi. “İnşallah” demeyi böyle büyük bir kaos içinde öğrendim. Doğa, kendi doğal şiddetiyle tepkisini gösteriyor; adeta bir tokat gibi çarpıyor ve neye uğradığımızı şaşırıyoruz.

Ülkem, başın sağ olsun!

Bugün güne yasla, kötü haberlerle uyandım. Bir deprem bölgesi insanıyım… 1967’de yaşanan felaketi hayal meyal hatırlıyorum, 1999’daki ise şüphesiz korkunçtu. Bugünse yaşama dair tüm enerjim tükendi. Elim kolum kalkmıyor, acı dışında hiçbir duyumu hissedemiyorum. Boğazımda kocaman bir düğüm var, yutkunamıyorum. Kar, kış üstüme üstüme yağıyor… Televizyon ekranları ne kadar yansıtsa da aslında o acı tablonun çok daha büyük olduğunu biliyoruz, hissediyoruz. Bilanço ağır, depremin şiddeti çok yüksek ve yıkıcılığı tartışılmaz.

Yine birileri çıkıp fay hatları, enerji boşalımı gibi bilimsel açıklamalar yapacak ama gerçek şu ki, biz hâlâ aynı yerdeyiz! Televizyondaki görüntüler hep aynı… Yine hazırlıksız yakalandık! Ve yine, her büyük depremde olduğu gibi, sabaha karşı toprağın uyandığı saatlerde yüreğimiz, ocaklarımız, ülkemiz yangın yerine döndü.

Başımız sağ olsun… Geçmiş olsun, Türkiyem!

Kıymet Şahin

 

728×90 – Üst (1)
160×600 – Sol Kayan
160×600 – Sağ Kayan