Bugün orman ve tarım arazilerine yapılan el atmalar ile verilen inşaat ruhsatlarını anlatmak istiyorum. Bunun için de geçtiğimiz günlerde çevreye duyarlı mahalle örgütlerinin ve bir grup aktivitistin Alarko Holdingi protesto ettikleri Sarıyer Kocataş Mahallesi Belgrad Ormanları Kılıçpınar Mevkii’nde bulunuyoruz.
Buradan İstanbul ve Boğaz’da yaşayanların iyi bildikleri ancak Türkiye’nin genelinin fazla anlayamadığı orman arazilerinin imara açılması, tarım topraklarının, hatta dağların tepelerin nehirlerin enerji ve maden firmalarınca talan edilmesi konularına duyulan tepkilerin nedenlerini anlatmaya çalışacağım.
Yerel belediyeler de hangi partiden olduğunun bir önemi yok, gerekli ruhsatları ve faaliyet izinlerini sorun çıkartmadan verebiliyorlar… Son olarak İstanbul Boğazı’nın hem habitat hem de güvenlik açısından en önemli bölgesinde bulunan Sarıyer Kocataş Mahallesi Belgrat Ormanları Kılıçpınar Mevkii’nde yapılan protestoyla bu konu yeniden gündeme geldi. Çünkü Türk Yahudileri olarak bilinen Garih ve Alaton ailesine ait ülkemizin köklü kuruluşlarından Alarko’ya da geçtiğimiz Mart ayı içinde Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Belgrat ormanlarının devamı Kılıçpınar Mevkii’nin villa yapımı için imar izinlerinin verildiği yönünde haberler çıktı. Hatta aynı grup, Cengiz Holding ile bir zamanlar ortak oldukları Enerji Firması ALCEN ile birlikte Karaman, Konya, Niğde, Aksaray, Nevşehir, Kırşehir bölgelerinin elektrik dağıtım hizmetlerini üstlenen ve özelleştirilen MERAM’ın da sahibiydi.
Geçtiğimiz aylarda Cengiz Holding, Konya, Karaman, Aksaray,Niğde, Nevşehir ve Kırşehir bölgesinde hizmet üreten ALCEN’deki ortaklığından ayrıldı. Ancak ALCEN hakkında enerji dağıtımı için ihtiyaç duyulan trafo, elektrik direkleri ile tellerin nakilleri sırasında özel ya da kamuya ait tarlalara, arazilere izinsiz ve mülkiyet haklarında çok da dikkat etmeden el attığı yönünde şikayetler de zaman zaman mahkemelere yansımaktadır. Şimdi Alarko’nun Anadolu’ya enerji dağıtımını yaptığı ALCEN firmasına bir nokta koyalım ve tekrar İstanbulluların tepkisini çeken Belgart Ormanları ile Boğazlar konusuna geri dönelim:
Bilmeyenler için Belgrat Ormanlarının öneminden bahsetmek istiyorum: Belgrat Omanları, İstanbul’un Avrupa sınırından Çatalca’dan başlayıp Kuzeyde Boğazı ve Karadeniz kıyılarını çepeçevre saran bir doğal yaşam alanı. Adını da Kanuni Sultan Süleyman’ın Sırbistan Seferi dönüşü beraberinde getirdiği ve bölgeye yerleştirdiği Belgrad köylülerinden almıştır. Roma ve Osmanlı İmparatorluğu döneminde şehrin içme suyu buradan sağlanırmış. Osmanlı döneminde suyun şehre ulaması için bölgede bugün de ayakta kalmış çok sayıda bentler, kemerler, köprüler ve su sistemleri inşa edilmiş.
Şehrin Avrupa yakasını neredeyse doğudan batıya tamamen saran bu ormanar Akdeniz ile Orta Avrupa iklimleri arasında doğal klima vazifesi görmektedir. Belgrad Ormanları Eyüp, Kemerburgaz, Sarıyer, Bahçeköy, İstanbul Boğazı ile kuzeye İstanbul Havaalanı ve Kanal İstanbul projelerinin olduğu bölgeye değin uzanan bir doğal yaşam alanıdır. Geçmişte şehrin batı yakasını bu ormanlar kesintisiz bir şekilde sarmaktaydı. Ancak daha önceki yıllar Eyüp ve Kemerburgaz’da yapılan lüks Göktürk villaları başta olmak üzere değişik nedenlerle kesintiye uğradı. Sarıyer ayağında da artık lüks villa yapılaşmasına ormanlar açıldığında tamamen bağlantı kesilmiş olacaktır. Böylelikle Türkiye’de İstanbul’da tarihten beri var olan Batıdan Kuzeye şehri saran Belgrad Ormanları artık orman vasfını kaybedecektir












